-
Toplum-PolitikaSüleymancılar Toroslar'da nasıl örgütlendi?Yörüklerin kutsal ağaca, taşa, “olçumculara” (şifalı insanlar) bel bağladığı somutlaştırmanın Sünni İslam’daki izdüşümüne ek olarak bir de devletin 60’lardan bugüne süregelen “herkes başının çaresine baksın” … -
Toplum-PolitikaLenin’in Dağcısı ve Kürt Hareketinin Yeni PatikalarıLenin bizden, daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı bir yüksekliğe tırmanmaya çalışan hayali bir dağcıyı düşünmemizi ister. Dağcı zirveye ulaşamamıştır; fakat kendisinden önce kimsenin çıkamadığı bir … -
Anı-HikâyeZiya ve Ötekiler“Nehrin sularına kapılıp gitmek çok olağandı çocukluğumda. Pek çok tanıdığımı almıştı. Hepsi aklımda. Rüyalarıma girerler bazen. Bazılarını geri bile vermemişti. Ama Ziya’yı vermiş günler sonra. … -
EdebiyatŞehrin köpekleri geri döner mi?İktidar, son 10 yıldır yavaş yavaş yaygınlaştırdığı hayvan düşmanlığını 2023 seçimlerinden sonra yıllık hedefleri arasına koydu ve ne yazık ki en tatlısından sertine tüm muhalif … -
Toplum-PolitikaKorkmayın, gelmeyecekler!Yaz bitmeden geldiler. Güz gelmeden... Zemheri bulutları harekete geçmeden. Şehir şehir indiler.
Gündem
-
Korkmayın, gelmeyecekler!
Tarih: 11/09/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Mizgîn Ronak
Yaz bitmeden geldiler. Güz gelmeden... Zemheri bulutları harekete geçmeden. Şehir şehir indiler.
-
Şehrin köpekleri geri döner mi?
Tarih: 04/09/2026 | Kategori: Edebiyat | Dosya: Bilge Aksu
İktidar, son 10 yıldır yavaş yavaş yaygınlaştırdığı hayvan düşmanlığını 2023 seçimlerinden sonra yıllık hedefleri arasına koydu ve ne yazık ki en tatlısından sertine tüm muhalif belediyelerin de dahil olduğu köpek kıyımı, gündelik gerçekliğimizin içinde üstüne çizik atılan hedeflerden birine dönüştü. Amerikan dizilerinde görüp anlam veremediğimiz, yolda köpek görünce neşeyle sayma oyunlarını dahi oynayamayacak haldeyiz.
-
Ziya ve Ötekiler
Tarih: 29/08/2026 | Kategori: Anı-Hikâye | Dosya: Roza Alkan
“Nehrin sularına kapılıp gitmek çok olağandı çocukluğumda. Pek çok tanıdığımı almıştı. Hepsi aklımda. Rüyalarıma girerler bazen. Bazılarını geri bile vermemişti. Ama Ziya’yı vermiş günler sonra. Belki de haftalar sonra.”
-
Lenin’in Dağcısı ve Kürt Hareketinin Yeni Patikaları
Tarih: 25/08/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Selah Kemaloğlu
Lenin bizden, daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı bir yüksekliğe tırmanmaya çalışan hayali bir dağcıyı düşünmemizi ister. Dağcı zirveye ulaşamamıştır; fakat kendisinden önce kimsenin çıkamadığı bir noktaya kadar yükselmiştir. Bir noktada önündeki güzergâhın artık yalnızca tehlikeli değil, nesnel olarak ilerlenemez olduğunu görür. Önünde iki seçenek vardır: imkânsız hale gelmiş yolu zorlayarak düşmek ya da geri dönüp zirveye ulaşabileceği başka bir patika aramak.
-
Konfor alanı çökerken
Tarih: 17/08/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Nihat Altan
Açık konuşmakta fayda var; en demokrat olanın dahi, süslü cümlelerin arkasına saklamaya çalıştığı ve fakat gizlenemeyen mesele şudur: Kürtler, nasıl olur da kendi akıllarını yaratırlar? 100 yıl önce Türk aklı tarafından müesses bir nizam kurulmuş ve bu nizamda herkesin rolü belirlenmiştir. Hal böyle iken, Kürt, nasıl olur da nöbete gitmekten vazgeçmekte, dahası, kendi dışındakilere de nöbete gitmemeyi salık vermektedir…
PolitikART
Bültene Abone Olun!
Son Yazılar
Korkmayın, gelmeyecekler!
Yaz bitmeden geldiler. Güz gelmeden... Zemheri bulutları harekete geçmeden. Şehir şehir indiler.
Şehrin köpekleri geri döner mi?
İktidar, son 10 yıldır yavaş yavaş yaygınlaştırdığı hayvan düşmanlığını 2023 seçimlerinden sonra yıllık hedefleri arasına koydu ve ne yazık ki en tatlısından sertine tüm muhalif belediyelerin de dahil olduğu köpek kıyımı, gündelik gerçekliğimizin içinde üstüne çizik atılan hedeflerden birine dönüştü. Amerikan dizilerinde görüp anlam veremediğimiz, yolda köpek görünce neşeyle sayma oyunlarını dahi oynayamayacak haldeyiz.
Ziya ve Ötekiler
“Nehrin sularına kapılıp gitmek çok olağandı çocukluğumda. Pek çok tanıdığımı almıştı. Hepsi aklımda. Rüyalarıma girerler bazen. Bazılarını geri bile vermemişti. Ama Ziya’yı vermiş günler sonra. Belki de haftalar sonra.”
Lenin’in Dağcısı ve Kürt Hareketinin Yeni Patikaları
Lenin bizden, daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı bir yüksekliğe tırmanmaya çalışan hayali bir dağcıyı düşünmemizi ister. Dağcı zirveye ulaşamamıştır; fakat kendisinden önce kimsenin çıkamadığı bir noktaya kadar yükselmiştir. Bir noktada önündeki güzergâhın artık yalnızca tehlikeli değil, nesnel olarak ilerlenemez olduğunu görür. Önünde iki seçenek vardır: imkânsız hale gelmiş yolu zorlayarak düşmek ya da geri dönüp zirveye ulaşabileceği başka bir patika aramak.
Konfor alanı çökerken
Açık konuşmakta fayda var; en demokrat olanın dahi, süslü cümlelerin arkasına saklamaya çalıştığı ve fakat gizlenemeyen mesele şudur: Kürtler, nasıl olur da kendi akıllarını yaratırlar? 100 yıl önce Türk aklı tarafından müesses bir nizam kurulmuş ve bu nizamda herkesin rolü belirlenmiştir. Hal böyle iken, Kürt, nasıl olur da nöbete gitmekten vazgeçmekte, dahası, kendi dışındakilere de nöbete gitmemeyi salık vermektedir…
Kırmızı Ayna: Eve dönmek mümkün mü?
Burhan Sönmez’in klasik bir Odysseus imgesi yerine batıyı ve doğuyu bir çatı altında buluşturması, hem kendi edebi izleğinin devamı niteliği taşıyor hem de bu toprakların figürlerine önemli bir soru soruyor: Gittiğiniz evle döneceğiniz ev birbirine ne kadar benziyor?
Hudeybiye’den Hayırlı Cuma’ya: Uzlaşı, Dini Bir Zorunluluktur
Belfast deneyimi, dinî aktörlerin, kanaat önderlerinin ve inanç topluluklarının güven inşa ederek diyaloğu güçlendirebileceğini ve barışın toplumsallaşmasına katkı sunabileceğini gösteriyor. Çünkü din, yalnızca bireysel inanç alanında değil, toplumların ahlaki hafızasında, gündelik ilişkilerinde ve birbirlerini nasıl gördüklerinde de etkili olan güçlü bir toplumsal alandır.
Ekonomiyi Sermayeye Terk Etmemek
Unutmamak gerekir ki, güç ilişkilerine bağlı olarak şekillenen farklı emek yapıları vardır, farklılıkları dolayısı ile ortak hareket edememekte ve potansiyellerini ortaya çıkaramamaktadırlar. Mesela devlet tarafından merkezden atanan güvenlik, yargı, eğitim ve idari personel her ne kadar ücretli sayılsa da ideolojik ve politik olarak kendini egemen pozisyonda görür, merkezi pozisyonda sayar. İşbirlikçi sermayedar, yönetici kesimle hareket etmeyi, hukuki ve kurumsal gücüne dayanarak hükmetmeyi esas alır. Sadece maaşıyla yetinmez rüşvet, iltimas sisteminden de yararlanır. Daha da ötesi …
Kürdistan’da Sermaye Sınıfı, Emek Süreci ve Kooperatifler
"Serbest piyasanın tekelleşme yarattığı gerçeği karşısında tek alternatifin ‘merkezi planlama’ olduğu yanılgısına kapılmamak gerekiyor. Bütün bir iktisadi hayatı sadece ‘piyasa’ ve ‘devlet’ ikiliğine hapsetmek toplumsal yaratıcılığın ve toplumun öz gücünün de yok sayılması demek olurdu. Her iki seçeneğin dışında kalan, toplumun kendi öz gücüne dayanarak oluşturabileceği demokratik bir üretim sisteminin oldukça mümkün olduğu unutulmamalıdır."
Gönül Yaprağı - Pelgûzar
Kendi öleceği günü dahi bilen Didar Ana küçük kız çocuklarının rüyasına girip, kulaklarına şöyle sesleniyormuş: "Kızım, o vakit böyle gereksiz gürültüler yoktu, rüzgarın sesi bir başka idi, nehirlerin sesi başka. Cinler ve periler bizden kaçmazdı, bize görünürlerdi, bizimle iç içe yaşarlardı.”


